URFALI EMRE ZAZA
9/8/2008
EMRE ZAZA AĞAÇ ÜSTÜNDEN SEYR-İ DERYA EDİYOR.EMRE ZAZA BUGÜN 7 YAŞINDA VE HIZLA OKULUNA DEVAM EDEREK İLERDE GİZLİ POLİS OLMAK İSTİYOR.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
GHANA KRALİÇESİ
18/5/2008
| Gana Kraliçesi: "Türkiye'de Üretilen Her Şeye İhtiyacımız Var" |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
AFRİKADA YATIRIMLAR
6/9/2007
| Marifetli KOBİ'ler yurtdışına güç birliği yaparak açılıyor |
|
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BOYUMUZU AŞAN LUKS
31/8/2007
|
Memleketimizin en önemli sıkıntılarından biri tasarruf yetersizliği ve sermaye birikiminin olmayışı. Kabul etmemiz gerekiyor ki; az üretiyor, az tasarruf ediyoruz. | |
|
Kıt kanaat elde ettiğimiz ilave kazançları tasarrufa ve o tasarrufları da yatırıma, üretime dönüştürmekte zorlanıyoruz. Birikimlerimizi uygun yerde değerlendiremiyoruz, harcayıp tüketiyoruz. Tüketirken de zaman zaman ölçüyü kaçırıyoruz. Herkesin bunu yaptığını söylemek elbette mümkün değil; ama genel olarak bu konuda sıkıntılarımız var. Az gelişmiş ülkeler gibi üretiyor, gelişmiş ülkeler gibi harcıyoruz. Eğer, gelişmiş ülkeler ligine daha kısa zamanda çıkmak istiyorsak, çalışırken gelişmekte olan ülkelerin çalışma ve üretme azminden daha yüksek bir hıza ulaşmak, tüketirken de son derece ölçülü, sade ve mütevazı olmak durumundayız. Özetle, tükettiğinden daha fazlasını üretenler arasında olmak zorundayız. Ancak bu takdirde artı değerler oluşturabilir, daha ötelere adım atabiliriz. Bugün Türkiye'ye giren "sıcak para"dan dert yanıyoruz. Acaba neden bizim de dünya çapında yüzer-gezer paramız yok? Neden biz de büyük fonlar oluşturamıyoruz? En büyük bankalarımız bile dünya bankaları yanında küçücük kalıyor? Çünkü üretim az, kazanç az. Dahası tasarruf ve birikim yok. Bununla birlikte tüketirken, üretim gücümüzün boyunu çok rahat aşabiliyoruz. Son zamanlarda da bunun "en güzel" örneklerini sunuyoruz. Nereden mi çıkarıyoruz bunu? Uzun araştırmaya gerek yok, etrafımıza bakmak yetiyor. İstanbul içinde cirit atan son model arazi araçlarının, ithal lüks arabaların sayısı her geçen gün artıyor. Düğünlerde, kutlamalarda ve açılışlardaki havai fişek çılgınlığı, geceler bir yana gündüzlere yayıldı. Şehrin kenar semtlerinde bazı atölyeler görüyorsunuz. Önünde park etmiş lüks Mercedes'ler, cipler... Fakat atölyeler dökülüyor. Standart yok, estetik yok. Çalışma şartları insani olmaktan uzak. Ama Mercedes'in ve cipin havası, duruşu başka! Kurulunca içine gelişte, gidişte ve de alışverişte... Bu lüks tüketim eğilimi sadece bizim değil, yabancıların da dikkatini çekiyor. Türkiye, lüks mallar üreten uluslararası şirketlerin çok önem verdiği pazarlardan. Dünyanın en pahalı ve en lüks otomobil markalarından olan İngiliz Bentley'in Avrupa Satış Müdürü Marco Van Aalten, "Türkiye'deki ortağımız Doğuş Otomotiv, ilk yıl için 20 adet satış hedefi koyunca çok gerçekçi gelmemişti. Ama 7 ayda yüksek vergi dezavantajına rağmen 15 Bentley sattılar. Bu, gerçekten inanılmaz ve bizi çok şaşırttı." diyor (Hürriyet, 27 Ağustos 2007). Bentley'in fiyatları 332 bin ile 600 bin Avro arasında değişiyor. Digicom'un Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Yiğit, altın kaplama plazma televizyonların Dubai'den sonra en çok Türkiye pazarında ilgi gördüğünü belirtirken, "Geçen yıl 12 tane sattık. Bu yaz 20 sipariş birden aldık." diyor (Sabah, 22 Temmuz 2007). Bu televizyonların fiyatları 75 bin dolar. Yani neredeyse bir daire parası. Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlı bir emirlik olan Dubai'de kişi başına düşen gelir 44 bin dolar. Bizde ise 5,5 bin. Yani sekizde biri. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama bu ikisi bile lüks tüketimde hangi noktada olduğumuzu göstermeye yetiyor. Bugün, yerli tasarruflar yetersiz olduğundan dolayıdır ki, ekonomide sıçrama yapabilmek, daha hızlı kalkınıp genel refah seviyesini yükseltebilmek için yabancı sermayeden medet umuyoruz. Onun yapacağı katkıyla az zamanda çok işler başarmak istiyoruz. Fakat toplum olarak, bunu "lüküs hayat" yaşayarak yapamayacağımızın da bilincinde olmamız şart. Kişi başına gelirin 5 bin dolar seviyesinde olduğu bir ülkede 40-50 bin dolarlık lüks, çok eğreti duruyor. Yiyecek ekmeğe muhtaç yoksul kesim ile varlıklı kesim arasındaki uçurumu, bazı çevrelerdeki gösteriş merakını ve "sonradan görmeliği" ele veriyor. Biz bu kadar zengin değiliz. Zengin olsak da, bu gösterişin, debdebenin insanı olamayız, olmamalıyız. | |
|
31 Ağustos 2007, Cuma |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BABA OĞULUN BAŞARISI
29/8/2007
Genç yaşlarda İstanbul'da bayan kuaförlüğü yapan Mehmet Topçu, bu mesleği bırakıp döndüğü Konya'da tekstil eğitimi alan oğlu ile birlikte Türkiye'nin ilk yerli mini traktörünü üretti.
Konya'da ikinci el traktör alım satımı yapan firmanın sahibi Mehmet Topçu, yaptığı açıklamada, genç yaşlarda İstanbul Beyoğlu'nda bayan kuaförlüğü yaptığını söyledi.
Bu meslekten oldukça iyi kazandığını ancak bir süre sonra çeşitli nedenlerle bıraktığını ifade eden Topçu, 20'li yaşların ortalarında Konya'ya döndüğünü ve bir iş bulamayınca hurdacılık yaptığını, daha sonra ikinci el bahçe traktörleri alım satım işine girdiğini anlattı.
Alım satımını yaptığı traktörlerle ilgili şikayetler üzerine traktör üretip üretemeyeceğini düşünmeye başladığını anlatan Topçu, şöyle devam etti:
''Yaklaşık 2,5 yıl önce tekstil eğitimi alan, fabrikalarda çalışan oğlumla birlikte mini traktör üretmeye karar verdik. Bize gelen ikinci el traktörü parçaladık, bütün parçalarını, bağlantılarını ne kullanıldığını, nasıl hareket ettiğini hepsini inceledik. Geceleri uykumda bile traktörle uğraşır oldum. Şikayetleri göz önüne alarak bir mini traktör yapmak için uğraştık. Su motoru kullandığımız traktörün parçalarını Konya'da sanayicilere yaptırdık ve monte ettik. Uzun süre söküp taktık. Sonunda istediğimiz gibi yerli mini traktör ürettik.''
-TRAKTÖRÜN ADINI ÇOCUKLARININ BAŞ HARFLERİ OLUŞTURUYOR-
Bu traktörün diğerlerinden farklı olduğunu vurgulayan Topçu, ''Öncelikle vites ve fren yok, sadece 2 pedal var. Kullanımı oldukça kolay. Dünyada benzeri bile yok. Gaza basınca gidiyor, ayağınızı çekince olduğu yerde kalıyor. Diğer pedala basınca da geriye gidiyor. Yüksek hız yapmıyor. Önüne ve arkasına aynı anda tarım aleti bağlanabiliyor. Yani önden hem ot biçebiliyorsunuz, arkadan da bahçeyi sürebiliyorsunuz. İlaçlama, budama gibi her türlü işte kullanılabiliyor'' dedi.
Patent için başvuruda bulunduğunu ve kendilerine kullanım kolaylığı yönünden patent verileceğini ifade eden Topçu, 4x4 olan mini traktörüne çocuklarının baş harfi olan Hake (Hakan, Ali, Kübra, Eda) koyduğunu söyledi.
Topçu, ''Birkaç adet ürettik ve hemen sattık. Birisini üretmemiz oldukça zaman alıyor. Denizli'den bir işadamı benden ihracat için yılda 10 bin adet istedi ama mümkün değil. Üniversite ile birlikte seri üretiminin nasıl yapılacağı konusunda Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Üretmeyi çok istedim ve başardım. Şu ana kadar bir şikayet almadım. Şimdi ürünümüzü Konya Büyükşehir Belediyesi inceliyor. Onay alırsak belediye için üreteceğiz'' dedi.
AA
29.Ağustos.2007 12:35:03
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TURKIYE PETROL ZENGİNİ
27/8/2007
Enerji Bakanı Hilmi Güler, uzun süredir petrol arama çalışmaları devam eden Karadeniz’den müjdeli haber verdi.
Güler ‘Açıklarda büyük bir havzada yeni rezerve ulaştık. İlk tespitler iki ayrı havzada Türkiye’nin uzun yıllar ihtiyacını karşılayacak petrol ve doğalgaz bulunduğu bilgisini veriyor’ dedi. Daha önce Akçakoca’da da petrol ve doğalgaz bulunduğunu anımsatan Güler ‘Doğalgaz Türkiye’nin tüketiminin yüzde 1.5’ini karşılayacak miktar. 2 milyon metreküp kadar çıkarılıyor’ dedi.
EĞER DOĞRUYSA KURTULDUK
GÜLER, sondaj çalışmasının TPAO ile anlaşma imzalayan Petrobras Oil and Gas şirketi tarafından yürütüldüğü söyledi. Güler ‘Önce 2 bin metre deniz dibine inilecek. Oradan da 3 bin 600 metreye sondaj yapılacak. Matkabın ucu petrole değmeden bir şey diyemem. Ama bilimsel veriler büyük rezerv bulduğumuzu gösteriyor. Eğer çıkarsa, Türkiye büyük yükten kurtulur’ dedi. Güler petrolün uluslararası bir kriz çıkarmayacağını, tüm prosedürlerin tamam olduğunu vurguladı.
27.Ağustos.2007 17:18:26
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İHRACATTA YENİ DÖNEM AFRİKA
23/8/2007
| İhracatın Yeni Rotası Afrika |
|
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TURKIYE RUSYA İŞ FORUMU
23/8/2007
| Türkiye Rusya İş Forumu, 25-27 Eylül 2007-Moskova |
|
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TUSKON DAN KAZAKİSTANA ÇIKARMA
23/8/2007
| TUSKON'dan Kazakistan'a çıkarma |
|






.jpg)